Sevgili Okur;

Şimdi size çok güzel şeyler anlatacağız. Öyle güzel ki kabinize dokunacak. Nedir bu diye sorabilirsiniz. Düşünün bakalım kalbinize ne dokunur diye. Bir elin kalbinize dokunduğunu nasıl hissedersiniz diye bir düşünün. Bizim kalbimize dokunan çocukların gülümsemesiydi. Evet, sevgili okur anlayacağın biz çok güzel bir iş başardık.

Çocukların güldüğü o yer Şanlıurfa’nın Harran ilçesi. Ne kadar uzak değil mi? Öyle uzakki sanki soğuk ve karanlık gibi. Merak etme sevgili okur Harran çocukların gülümsemesiyle ısınıyor, aydınlanıyor.

O zaman en başından anlatalım. Bir proje yaptık, adını da Harran Okuyor koyduk. Bütün ekip öyle heyecanlıydık ki. Aklımızda bin bir türlü sorular. Orada ne yapacağız? Nasıl karşılanacağız? Halkın tepkisi ne olacak? Çocuklar mutlu mu olacak yoksa zorlanarak mı gelecekler oraya? Her şey yolunda ilerleyecek mi? Huzurlu bir şekilde dönecek miyiz İstanbul’a? Başardık diyebilecek miyiz? Yazımızı okuduğunuzda tüm bu sorulara kendi içinizde cevaplar bulacaksınız hiç telaşlanmayın…

Yolculuğumuz Atatürk Hava Alanında başladı.  Tüm ekip heyecanlı. Ekibin başında Selim Çavuş. Ona Proje ekibinden Bahadır Kaya, Organizasyon ekibinden Merve Kef, yine Proje Ekibinden Şura İşçi ve Tanıtım ekibinden Merve Özdemir eşlik ediyor. Heyecanlıyız; çünkü belki ilk defa doğuya gidiyoruz. Sadece televizyonda gördüğümüz o yere Urfa’ya gidiyoruz.

Ve uçak kalkıyor. İstanbul boğazı bize ışıklarıyla el sallıyor. Tam bir buçuk saatlik bir yolculuktan sonra Şanlıurfa GAP Havaalanındayız.  Bavullarımız aldıktan sonra kapıya çıktığımızda projede ortağımız destekçimiz ev sahibimiz  Harran Akademi’nin o iyi yürekli öğretmeni Selçuk Var karşılıyor. O da heyecanlı öyle belli ki.  Urfa’dan arabalarla yola çıkıyoruz. Arabalar diyorum; çünkü biz beş kişiydik getirdiğimiz malzemelerse belki on… Yolculuk boyunca video kameramız açık. Anı kaçırmamak lazım. Eller fotoğraf makinasında. Çünkü biz Urfa’dayız. Düşün Taşın ruhu Urfa’da.

Otelimize vardığımızda akşam dokuzu buluyor. Otelimiz tek katlı. Harran’ın o meşhur kubbeli evlerinden yapılmış. Ortasında bir avlu. Üzerinizde gökyüzü. Yıldızları unutmuşuz. Nasıl parlıyorlar beni gör dercesine. Odalarımıza yerleştiğimizde bir toplantı yapıyoruz. Çünkü yarın büyük gün. Önce Kitap Okuma Günü hemen ardından Nerelerde Kitap Okunmaz sergimiz, Öğretmenlerimizle Söyleşimiz ve son olarak DüşünME TaşınMa toplantımız. Görüşmemizde plan program yapıyoruz ama herkes de tek bir soru var ya bir sorun çıkarsa? Kitap okuma günlerinde görevler tamam. DüşünME TaşınMA toplantımızın konusu belirlendi. “İş Bitirmek İçin Güç Birliği”, söyleşimizde neler konuşulabileceği, hangi sırayla çıkcağımızı da kararlaştırıyoruz ve en sonunda ne kadar yorgun olduğumuzu anlayıp odalarımıza çekiliyoruz.

Ve büyük gün… 30 Kasım 2013 Cumartesi günü… sabah dokuzda herkes kahvaltı için hazır. Güzel bir kahvaltı yapıp enerji depoladıktan sonra ilk işimiz Kitap Okuma gününü gerçekleştireceğimiz ilk Türk İslam Üniversitesi olan Harran Üniversitesi’ne bir göz atmak için yola koyulmak oluyor. Bir yere kadar arabayla gittikten sonra yürümeye başlıyoruz. Ve o da ne Bükdere İlkokulu bizi karşılıyor. Ellerinde kitaplar… O an düşünüyoruz ki evet başarıyoruz. Harran Akademi ve Düşün taşın başarıyor. Hepsi öyle heyecanlı ki. En şaşırdığımız nokta ise ellerinde renkli kartonlarla okullarının ismini ve sloganlarını yazmaları oluyor. Hemen fotoğrafımızı çekiyoruz. Anı ölümsüzleştirmek lazım. Daha Kitap Okuma etkinliğimize vakit varken Nerelerde Kitap Okunmaz Sergimizin yapılacağı  Harran Kaymakamlığı Kültür ve Turizm Merkezine gidiyoruz. Burada da bizi Harran’ın meşhur kubbeli evleri karşılıyor. Resimleri koyacağımız yerler hazır. Fotğraflarımız da hazır. Artık gelecek öğrencilerimizi bekleme vakti. Ve geliyorlar. Öyle güzel bir görüntü ki. Hepsi çok heyecanlı. Ellerinde kitaplar, en güzel kıyafetlerini giymişler. Giyimli İlköğretim Okulu, “Zeka Küpü” Küplüce İlköğetim Okulu, Yakınyol İlköğretim Okulu, Koyunluca İlkokulu ve Ortaokulu, Damlasu İlkokulu, Cepkenli İlokulu ve Ortaokulu, Yakacık Ortaokulu ve daha niceleri… Ellerindeyse rengarenk özene bezene yapıldığı belli olan pankartlar… Kiminde “Kitap okuyan yeni nesil, yarın seninle şekillenecek.”, kimisinde “Bir çocuk için kitap demek hayat demektir.” , kimisinde ise “Kitap aklın ilacıdır.” yazıyor. Ve biz bir kere daha düşünüyoruz ki Düşün Taşın ve Harran Akademi çok güzel bir iş başarıyor. Çocuklarımızın tamamı gelince yürüyüşümüz başlıyor. Evet, sevgili okur yürüyüş diyorum çünkü gerçekten bir yürüyüşdü. Kimisinin elinde pankartları, kimisinin elinde kitaplarıyla Harran Üniversitesi’ne bayram havasında yürüdük. Öğrenciler heyecanlı, biz heyecanlı daha ne olsun ki.

Öğrenciler üniversitenin kalan taşlarına doğru akın etti. Ardından Harran Kaymakamı, bize projede destek olan Selami Yazıcı ve eşi de bize katıldı. Askerler, polisler, öğretmenler, öğrenciler, Harran Akademi, Düşün Taşın Derneği oradaydı. Anlayacağınız hepimiz oradaydık. Ve kitap okuma günü başladı. Çocuklar satıları dağıttığımız ayraçlarla takip ediyor, bir yandan tüm masumluklarıyla mırıldanarak kitaplarını okuyorlardı.

Harran Üniversitesi…800 yıl önce bilimin öğretildiği yerde gözlerinin ışığı hiç kaybolmayan çocuklar bilime ulaşmadaki en doğru yolu yani kitap okumayı seçmişti. Etkinliğimiz bittiğinde öğrencilerimizle beraber Nerelerde Kitap Okunmaz? sergimize gittik. Herkes merakla bakıyordu fotoğraflara. Kitap okuyan kedi, kitap okuyan patenli bir kız… Kim şaşırmaz ki?  Tabii bu sırada videomuz ve fotoğraf makinamız durmaksızın çalışıyor anı ölümsüzleştiryoruz.  Sergimizin sonunda çocuklarımız Kaymakam Selami Yazıcı’nın dağıttığı kumanyalardan yedikten sonra dağılıyorlar. Onlar bize el sallarken  tek düşündüğümüz başardık oldu. Onların kalbini kazandık, yüzünü güldürdük. Dedik ki varız. Ve en önemlisi dedik ki “Siz önemlisiniz.” Tatlı bir yorgunluk aldı bizi. Ama daha işimiz bitmemişti. Bir kahve arası verdik. Tabi menengiç kahvesiyle… Akşam için hazırlıklarımız tamam. Söyleşimiz ve DüşünMe TaşınMA toplantımız kaldı. Söyleşi yerine gittiğimizde bizi yine orada Harran Akademi’nin değerli öğretmenleri karşıladı.  davetli diğer öğretmenlerimiz de yavaş yavaş gelirken biz de hazırlıklarımızı tamamladık ve söyleşimiz Selim Çavuş’un anlatımıyla başladı.  Öncelikle bugün olan etkinliklerimizden resimlerimiz izleyicilere gösterildi.  Sivil Toplum Kuruluşlarının önemi anlatıldıktan sonra sıra dernek faaliyetlerimize geldi. Ve en çarpıcı söz… “Eğer ilk kitap okuma gününe bir kişi geldi diye vazgeçseydik, Ali Sami Yen Stadı’na binlerce kişi toplayamazdık.”  Selim Bey’in de dediği gibi biz dünyanın kitaplarla değişeceğini düşündüğümüz için yola çıktık. Bu yoldayız. Ve görev tamamlanana kadar da devam edeceğiz. Diğer arkadaşlarımızda  kendi yaptığı çalışmaları, dernekle tanışma anılarını verdikten sonra DüşünME TaşınMA toplantımıza geçtik.

DüşünME TaşınMA programını daha önce belirlemiştik ve öyle devam etmeyi düşünüyorduk. Oysa hiç de öyle olmadı. Ama tam yerinde oldu ve istemediğimiz kadar güzel geçti. Güzel geçti diyorum çünkü gündüz yaptığımız etkinliğin ne denli etkili olduğunu DüşünME toplantısında anladık. Bunun için orada bir öğretmenimizin anlattığı anıyı paylaşmak isterim. Eminim bu anı sizin için en başta sorduğum sorulara cevap olacak. Öğretmenimiz etkinliğe gelirken özellikle bir öğrencisini kendi isteğiyle getirir. Çünkü o öğrenci hiç kitap okumayı sevmez. Alan gelip herkesin kitap okuduğunu gördüğünde sadece etrafına bakar ve dolanır. En sonunda dayanamaz ve bir kitabı alıp okumaya başlar. Burad bitti sanmayın daha devamı var. Etkinlik bittiğinde öğretmeninin yanına gider ve ” Hani yıl sonunda en çok kitap okuyana bisiklet alcaktınız ya bana alabilir misiniz ben kitap okuyacağım.” der. Öğretmenimiz sözüne şöyle devam etti. ” Bir hayat değiştirmekden bahsediyorsak, evet ben bugün bir hayat değiştirdim.

Toplantımızda kimi öğretmenimiz iş birliğinden çok gönül birliğinde olmayı irdeledi, kimi öğretmenimiz sosyal medyadaki paylaşımların Harran’a olan bakış açısını değiştirdiğini söyledi.  Ve öğretmenlerimiz bugün Harran’da yaşayan bazı öğrencilerin sırf bu etkinlik sayesinde Harran Üniversitesi’ni gördüğünü ekledi.

Evet, sevgili okur. Bence bizim daha giderken içimizden sorduğumuz sorulara bu yazıyla sen bir cevap buldun. Harran yalnız değil onların Selçuk hocası, Gökhan hocası, Didem hocası, Altan hocası, Alper hocası, Ahu hocası, Gizem hocası, Canan hocası, Sadullah hocası Hakan hocası ve daha niceleri  var. Ve en önemlisi Harranlı çocukların kocaman bir kalbi var. O kalbin kapıları herkese, her şeye açık. Biz kitapla doldurduk içlerini. İçine de sevgi kattık.  Adını da “Harran Okuyor” koyduk…

Merve Özdemir

8 Ocak 2014

Düşün Taşın ruhu Urfa’da.

Sevgili Okur; Şimdi size çok güzel şeyler anlatacağız. Öyle güzel ki kabinize dokunacak. Nedir bu diye sorabilirsiniz. Düşünün bakalım kalbinize ne dokunur diye. Bir elin kalbinize dokunduğunu nasıl hissedersiniz diye bir düşünün. Bizim kalbimize dokunan çocukların gülümsemesiydi. Evet, sevgili okur anlayacağın biz çok güzel bir iş başardık. Çocukların güldüğü o yer Şanlıurfa’nın Harran ilçesi. Ne kadar uzak değil mi? Öyle uzakki sanki soğuk ve karanlık gibi. Merak etme sevgili okur Harran çocukların gülümsemesiyle ısınıyor, aydınlanıyor.
20 Ekim 2013

Kitaplarla Yolculuk Başladı

İçeri geliyorlar. Her biri meraklı gözlerle;  ”Acaba burada ne yapacağız?” der gibi bize bakıyorlar. Oturacakları yeri gösterip kitaplarla yapacağımız yolculuğa başlıyoruz. Ben daha başlarken içimden bütün iyikileri saymaya başlıyorum. İyi ki çocuklarla yapılacak olan etkinliklerde görev almak için  bu göreve başvurmuşum. İyiki buradayım. İyiki, iyiki, iyiki diyorum. Konuşma sırası bana geliyor. İyikileri bir kenara koyup Çocuk Kitap Okuma Günleri etkinliğimize gelen o gencecik dünyalara; şimdi diyorum; ne okuduk anlatalım, konuşalım. Sıranın solundan başlıyoruz. Her biri anlatıyor bize okuduklarını… Sıranın sonunda olan Gülseren de uzun uzadıya anlatıyor okuduğu “Parmak Kız” kitabını… Onu dinlerken yine iyikiler üşüşüyor kafama, mutlu oluyorum. Yolculuk bitiveriyor… […]
6 Mart 2013

15 İl Kitap Okuma Günleri’nde Buluştu

Düşün Taşın Derneği, “Keşfetmek İçin Birlikte Okuyalım” sloganı ile 3 Mart Pazar günü İstanbul ile aynı anda 14 farklı ilde ve KKTC’de kitap severleri bir araya getirdi. 91. Kitap Okuma Günleri; İstanbul, Bursa, Afyon, Sakarya, Rize, Karabük, Gebze, Edirne, Adıyaman, Muğla, Bitlis, Van ve Kıbrıs’ta toplam 15 farklı mekânda Düşün Taşın Derneği Üniversite Temsilcileri ile birlikte eş zamanlı olarak gerçekleştirildi.
6 Mart 2013

100. Kitap Okuma Günleri’ne Adım Adım

Aynı değerlere inandığınız, aynı hayalleri gördüğünüz insanlarla bir şeyleri başarmak daha kolay olmalı. Yoksa Sakarya’dan Van’a, Kıbrıs’tan Muğla’ya 15 ilde birden aynı anda insanları kitapla buluşturabilmeyi, bunu samimiyetle yapabilmeyi nasıl açıklayabiliriz? “Keşfetmek için birlikte okuyalım” sloganı ile 91. Kitap Okuma Günleri etkinliğimizi 3 Mart Pazar günü gerçekleştirdik. Etkinliğimize, “halkla ilişkiler, pazarlama iletişimi ve marka algısı” üzerine yaklaşık yirmi yıldır çalışmaları bulunan ve bu alanda “Markadaş” isimli bir kitabı yayınlanan Sayın Feray Alpay onur konuğumuz oldular.
26 Eylül 2012

İnsanların Kalplerine Kitap İle Dokunabilmek…

İstanbul ‘un tarihi mekânlarından olan Osmanlı donanmasının sefere çıkarken padişahlar tarafından uğurlandığı ve seferden dönüşünde de karşılandığı yer olan Sepetçiler Kasrı bizler için tarihi bir gün daha yaşadı. 79’uncusunu düzenlediğimiz Kitap Okuma Günleri etkinliğimizle yeni sezon açılışını böyle tarihi bir mekânda gerçekleştirmiş olmanın heyecanını katılımcılarımızla birlikte paylaştık. Her insanın bir kitap olduğu bilincinden yola çıkarak yaklaşık dört yıldır sürdürdüğümüz Kitap Okuma Günleri etkinliklerimize yeni katılan insanları da tanıyarak devam ediyoruz. Belki ülkemizde ve dünyada çok az etkinlik bu derecede istikrarlı bir şeklide devam edip insanların yüreklerine dokunabilmiştir. Bu etkinliğimizde de bizim yeni tanıdığımız ve bizleri de yeni tanıyan insanlarla bir […]
Web Design BangladeshWeb Design BangladeshMymensingh