31 Arlık Cumartesi günü Düşün Taşın Ofisi’nde Sanat Tarihi mezunu, diksiyon, NLP, tiyatro, hitabet, beden dili, iletişim ve daha birçok kişisel gelişim alanında uzmanlığı olan ve birçok kuruma eğitim veren Ahmet Şahin Akbulut’u konuk ettik.

Bizlerle buluştuğunda hemen pozitif enerjisiyle ve bizleri şaşırtan önsezileriyle ilgimizi çekmeyi başardı. Engin bilgileriyle de bu ilginin devamını sağladı. Şöyle de denilebilir: Hard diskimize yoğun bir yükleme yaptı!

İlk sözü şuydu: Yaptıklarınızla mahallenin, şehrin, ülkenin ötesine gidin! Bu çok önemli.

Hatta Kitap Okuma Günleri etkinliğimiz için öyle bir yer söyledi ki, nasip olur da orada yaparsak değerli takipçilerimiz bunu öğreneceklerdir.

Hedeflerimizi belirlememizi söyledi bizlere. Hedefi belirleyip ona doğru giden yolları bir bir aşmamızı anlattı. Eğer içimizde beliren bir hayal, bir duygu varsa onun bize Allah tarafından verildiğini, onu mutlaka yapmamız gerektiğini söyledi.

Çünkü o hedefimizi yapmak için seçilmiş kişi bizdik. Yani Düşün Taşın Derneği’nden örnekle açıklarsam,  derneği kurması için bir düşünce geldi başkanımızın aklına. Başkanımıza gelen bu düşünce boş yere değildi. Onun kurması isteniyordu bu derneği. Dernek kurulunca da hedefine ulaşmış ve düşüncesini gerçekleştirmiş oldu. Böyle güzel bir hedefe sahip olunca ama şöyle bir yük biniyor insana: En iyisini yapmak için çok çalışmak.

Ahmet Şahin Bey,  tecrübesiyle bizleri şaşırtmaya devam etti. Bizlerden aldığı enerjiyle hangi algı tipinde olduğumuzu belirtti. Görsel bir algıya sahip olduğumu öğrendim . Hatta iyi bir gözlemci. Türk toplumunun yüzde sekseninin “kinestetik” algı tipinde olduğunu söyledi. Hatta eğitimdeki iki arkadaşıma da bu tespitte bulundu. Bu iki türe ait insanların nasıl davranışlara sahip olduklarını anlattı.

Empatiye geldi sıra. İşte beklediğimiz konu. Derneklerin ve vakıfların eğitim alması gereken bir konu empati. Bizlere önce şu cümlelerle empatiyi açıklamaya çalıştı:

“Empati, bir başkasının yerine kendini koymak. Bir söz vardır: Beni yargılamadan önce benim ayakkabılarımı giy. Bir insanın yerine kendini koymak zordur. Ama bu egonun sıfırlanması demektir. İnsan manen yükselmeye başladıkça benliği küçülür ama görebileceği alan artar. İnsan egosunu sıfırlamazsa, mutlaka bir gün egosu sıfır olan birisi ona haddini bildirir.”

Empati yapmanın 3 yolu:

  1. Başkasının yerine kendini koymak
  2. Sadece kendini değil tüm duygularınla onun gibi olmak
  3. Ve bunu karşı tarafa hissettirmek

Empati konusunda çok güzel örnekler vererek hayatımıza aktarabilmemizi sağladı. Hatta eğitimin sonunda Alay arkadaşımıza empatiyle alakalı bir terapi uyguladı.

Kalibrasyon konusundan bahsetti. Duyguların kalibrasyonunun çok önemli olduğunu söyledi. Kalibrasyon konusunda en yetenekliler annelerdir, çünkü ses tonunda hemen anlayabilirler evlatlarının ne düşündüğünü. Kalibrasyon yeteneği iş dünyasında, insan kaynakları için özellikle çok önemli. Bir insanı işe alırken duygularını, düşüncelerini, ses tonundan ve davranışlarından anlayabilmek harika bir şey olmalı. Kişinin nasıl yetenekleri olduğunu bu teknikle kavrayan yönetici ona gerektiği işi verir ve yüzde yüz başarı sağlayabilir.

Yine amaçlarımız konusuna dönersek, bizlere amacımızı tavır değişikliği konusunda somutlaştırmamız gerektiğini, ancak o zaman amaca ulaşabileceğimizi söyledi. Burada öncelik benlikten ziyade varlığını ortaya koyabilmek. Bu çok güzel bir söz. Varlığını ortaya koyabilme. İşte o zaman yaptığın işte verimli olabilirsin.

Değerler hiyerarşisinden bahsetti.  Ahmet Şahin Bey, canlı canlı bu uygulamayı İsmail arkadaşımız üstünde gösterdi. Bir eğitimci tarafından değerlerini sıraladı. Bu uygulamada bilinçaltı duygularımızın nasıl dışarı çıktığını gördük. Oldukça şaşırtıcıydı.

Kişi hayatında mutlaka değerler hiyerarşisi yapmalı. Ne için yaşadığını, hayatında en çok nelere değer verdiğini öğrenmeli ve onlar için çalışmalı. Bu bir yol hattı demektir. O yolunu çizer ve o yolda devam edersin. Çok iyi bir uygulama.

  • İnsanlara hitap ederken nasıl davranmalıyız?
  • Bir ortamın duygu ritmini yakalamak ne demek?
  • Sunum yaparken ilk olarak ne yapmalıyız?
  • Hangi kitapları okumalıyız?
  • Eğitimle amaç nedir?
  • Davranış değişikliği nasıl edinilir?
  • Niyeti doğrultmak nedir?
  • Değer verdiğin şeyleri bilmezsen asla ulaşamazsın.
  • Kalibrasyon nasıl yapılabilir?
  • Eleştirirken net olmak nedir?
  • Merkez insan olmak faydalı mıdır zararlı mıdır?

Konularında da bizleri aydınlattı. Çok verimli geçen eğitimin sonunda hocamıza özel sorularım bile oldu.

Ahmet Şahin Akbulut Bey’e tekrar teşekkür ediyoruz bizimle bir gün geçirdiği için. Hayatta “Sen olmasaydın ne değişirdi?” sorusuyla bizleri derin düşünceye sevk eden, “Duygular bulaşıcıdır. Gülümsersen karşıdaki de gülümser.” Diyerek insanlara ve hedeflerimize nasıl enerji göndermemiz gerektiğini öğreten bir hoca geçti ofisimizden.

Ahmet Şahin AKBULUT hakkında bilgi sahibi olmak için tıklayın.

1 Ocak 2012

Ahmet Şahin Akbulut’la İletişim Becerileri ve Empati Üzerine

31 Arlık Cumartesi günü Düşün Taşın Ofisi’nde Sanat Tarihi mezunu, diksiyon, NLP, tiyatro, hitabet, beden dili, iletişim ve daha birçok kişisel gelişim alanında uzmanlığı olan ve birçok kuruma eğitim veren Ahmet Şahin Akbulut’u konuk ettik. Bizlerle buluştuğunda hemen pozitif enerjisiyle ve bizleri şaşırtan önsezileriyle ilgimizi çekmeyi başardı. Engin bilgileriyle de bu ilginin devamını sağladı. Şöyle de denilebilir: Hard diskimize yoğun bir yükleme yaptı! İlk sözü şuydu: Yaptıklarınızla mahallenin, şehrin, ülkenin ötesine gidin! Bu çok önemli.
27 Aralık 2011

Yoğurt Teknolojileri’nin kurucusu ve yöneticisi Cemil Türün bizlerleydi

Derneğimizin bu haftaki konuklarından biri Cemil Türün idi. Cemil bey İTÜ ve Kadir Has Üniversitesinde siber kültür dersleri veren ve her bir dersi konferans niteliğinde olan bir akademisyendir. Ayrıca Yoğurtistan  adlı  farklı ekonomi yapısı ile sizi başka bir dünyaya davet eden üç boyutlu bir internet oyununun da kurucusu Cemil Türün. Neler mi anlattı bize? Osmanlı İmparatorluğu’nun Viyana’yı kuşatmasından tutunda lineer ordu karşısında tımarlı sipahilerinin duraklamasına kadar  kitaplarda bulamayacağımız ancak istikrarlı okuma ve muhakeme gücü ile ortaya çıkarılabilecek  birçok değerli bilgiyi  paylaştı bizlerle.
23 Aralık 2011

Engelsiz Sanat Derneği Başkanı Gülçin Kaya’yı Konuk Ettik

‘’Engelsiz Sanat‘’  sizlere ne çağrıştırıyor? Her insanın içinde mutlaka bir alanda var olan sanat yeteneğini fark etmesi ile başlayan serüveninde engelle karşılaşmaması gibi bir mucizevî bir durum olmamıştır herhalde. Ne ola ki bu engeller diye düşündüğümüzde çok zaman kaybetmeyeceğimiz aşikâr. Ailelerin yeterince destek vermemesi -genelde karın doyurmayacağı düşüncesiyle-, belki  düşüncelerinizi özgürce yansıtamadığınız  bir ülkede karşılaşılması muhtemel engeller  ve  belki de başkalarının düşüncelerini fazlaca önemseyerek bu işi kıvıramayacağınızın dikte edilmesiyle -ki aşılması en zor engel insanların zihinlerine kazınan  düşüncelerdir- karşılaşılan engeller pekala olabilir değil mi? Daha nicelerini sıralayabiliriz lakin biz size engelli insanların zihinlerine kazınan, hayattan elini eteğini çekme düşüncesini değiştirmeyi […]
Web Design BangladeshWeb Design BangladeshMymensingh