Derneğimizin bu haftaki konuklarından biri Cemil Türün idi. Cemil bey İTÜ ve Kadir Has Üniversitesinde siber kültür dersleri veren ve her bir dersi konferans niteliğinde olan bir akademisyendir.

Ayrıca Yoğurtistan  adlı  farklı ekonomi yapısı ile sizi başka bir dünyaya davet eden üç boyutlu bir internet oyununun da kurucusu Cemil Türün.

Neler mi anlattı bize? Osmanlı İmparatorluğu’nun Viyana’yı kuşatmasından tutunda lineer ordu karşısında tımarlı sipahilerinin duraklamasına kadar  kitaplarda bulamayacağımız ancak istikrarlı okuma ve muhakeme gücü ile ortaya çıkarılabilecek  birçok değerli bilgiyi  paylaştı bizlerle.

Osmanlı devletinin Sanayi devrimini yakalayamadığına dair  sebeplerin başında; 200.000 kişilik ordunun dörte birini oluşturan 50.000 tımarlı sipahinin çökmesi geliyordu.O zaman kadar Osmanlı ordusu için büyük önem arz eden tımarlı sipahileri aynı zamanda başarısızlıkları halinde büyük tehlike arz ediyordu. Öyle de oldu tımar sahibi sipahiler lineer ordu karşısında daha fazla dayanamadılar. Peki neden sorusuna cevap vermeden önce. Tımar sisteminin önemine işaret etti Cemil Hoca.

Bildiğiniz gibi dünya devletleri ne kadar güçlü orduya sahip olursa olsunlar bir o kadar güçlü bir ekonomik sistem ile onu besleyemedikleri takdirde pek bir anlam ifade etmiyor.

İşte Osmanlı İmparatorluğunda ekonomisini askeri alandaki gösterilen başarıyla doğru orantılı olacak şekilde inanılmaz bir sistem kurmuştur Tımarlı sipahiler. Savaş alanında gösterilen üstün başarı kişilere tımar sahibi olmaları ve sorumlusu oldukları toprağın gelirinden belirli bir oranda pay almalarının yolunu açıyordu bu sistemde.

Cemil Türün’ün deyişiyle her bir sipahiyi bir Kobi olarak düşünebiliriz, bu da hem askeri alanda hem de ekonomik alanda başarıyı getiriyordu.

Peki, ne oldu da çökmeye başladı bu sistem? Lineer ordu denilen sistem bu çöküşü hazırladı denilebilir. Tüfeğin icat edilmesine rağmen bir sonraki mermiyi doldurmak savaş esnasında mümkün olamayacağından Osmanlı ordusu için pek tercih sebebi değildi. Fakat Avrupalılar buna bir çare bularak tüfeği verimli bir şekilde kullanmaya başladılar.

Arka arkaya dizilen Avrupalı askerlerden sırası gelenin tetiği ateşlemesi ve hemen sıranın en arkasına geçerek bir sonraki sırasına kadar tüfeğini hazır hale getirmesi ile atışlarda süreklilik sağlamış oldular.

Bu stil ise birebirde bileği bükülemeyen ve dağınık bir şekilde savaşan Osmanlı askerinin maharetini gösteremeyeceği bir savaşma stili idi.

Yani Osmanlı ordusunun duraklaması lineer orduya takılması ile başladı 400 yıl önce.

Tarih tekerrürden ibaret ise 400 yıl önce lineer orduya çarpan sistemi düşünürken şu anda yaşanılan krizlerin gölgesinde kapitalist sistemde bir duvara çarpar mı, çarparsa bu ne olur sorusunu sordurtuyor değil mi?

İnternetteki bir dalganın, hiç açılamayacak zannedilen şirket kapılarının sonuna kadar açılmasına sebep olması bu duvarın internet olabileceğine dair hisleri kuvvetlendiriyor.

Cemil Beyin bizlere aktardığı diğer bir önemli bilgi ise yeni bir sistemde dürüstlük, çalışkanlık, network, iyi insan ilişkileri, gibi unsurların para yerine geçeceği bilgisi idi.

Aktardıklarımızın hepsi Cemil Türün Beyin bizlerle yaptığı söyleşi sırasında aktardıklarından derlenmiştir, öğrendiklerimizi özetler nitelikte bir hikaye ile noktalıyoruz.

En iyi buğday hikayesi;

Her yıl yapılan “en iyi buğday” yarışmasını yine aynı çiftçi kazanmıştı. Çiftçiye bu işin sırrı soruldu.

Çiftçi:
-“Benim sırrımın cevabı, kendi buğday tohumlarımı komşularımla paylaşmakta yatıyor” dedi.

Elinizdeki kaliteli tohumları rakiplerinizle mi paylaşıyorsunuz? Ama neden böyle bir şeye ihtiyaç duyuyorsunuz? diye sorulduğunda, “Neden olmasın?” dedi çiftçi.

-“Bilmediğiniz bir şey var; rüzgâr olgunlaşmakta olan buğdaydan poleni alır ve tarladan tarlaya taşır. Bu nedenle, komşularımın kötü buğday yetiştirmesi demek, benim ürünümün kalitesinin de düşük olması demektir. Eğer en iyi buğdayı yetiştirmek istiyorsam, komşularımın da iyi buğdaylar yetiştirmesine yardımcı olmam gerekiyor.”

Kazan–kazan modelinin gerçekten hayata geçirilmesi dileğiyle…

27 Aralık 2011

Yoğurt Teknolojileri’nin kurucusu ve yöneticisi Cemil Türün bizlerleydi

Derneğimizin bu haftaki konuklarından biri Cemil Türün idi. Cemil bey İTÜ ve Kadir Has Üniversitesinde siber kültür dersleri veren ve her bir dersi konferans niteliğinde olan bir akademisyendir. Ayrıca Yoğurtistan  adlı  farklı ekonomi yapısı ile sizi başka bir dünyaya davet eden üç boyutlu bir internet oyununun da kurucusu Cemil Türün. Neler mi anlattı bize? Osmanlı İmparatorluğu’nun Viyana’yı kuşatmasından tutunda lineer ordu karşısında tımarlı sipahilerinin duraklamasına kadar  kitaplarda bulamayacağımız ancak istikrarlı okuma ve muhakeme gücü ile ortaya çıkarılabilecek  birçok değerli bilgiyi  paylaştı bizlerle.
26 Aralık 2011

55. DüşünME TaşınMA – Kendimizi Satmak!

Hayatın her alanında var olan “Satmak” kelimesine bir de bu gözden bakmaya var mısınız? Bu hafta, 55. DüşünME TaşınMA Toplantımızda  “Kendimizi Satmak”  başlığı altında; okulda, sosyal hayatta, iş ortamında, sosyal medyada kısaca hayatın her alanında var olan“Satışı ve İnsanları” konuşacağız. İnsanların kıyafetleri, söylemleri, duruşları, hal ve hareketleri neredeyse her şeyleri “Kendini İfade Etme ve Satmak” üzerine şekilleniyor. Biz de bundan yola çıkarak “Satmak” kavramını insan davranışları üzerinden analiz ederek sizlerle paylaşmak istiyoruz. Neyi, nerede ve nasıl satmalıyız? Kendimizi ifade ederken, yapmamız gereken konumlandırma ne olmalı? Sizce sosyal hayattaki hangi davranışlar bir satış unsuru barındırıyor? İnsanların kendilerini “İfade Etmeleri-Satmaları” gereken ya […]
23 Aralık 2011

Engelsiz Sanat Derneği Başkanı Gülçin Kaya’yı Konuk Ettik

‘’Engelsiz Sanat‘’  sizlere ne çağrıştırıyor? Her insanın içinde mutlaka bir alanda var olan sanat yeteneğini fark etmesi ile başlayan serüveninde engelle karşılaşmaması gibi bir mucizevî bir durum olmamıştır herhalde. Ne ola ki bu engeller diye düşündüğümüzde çok zaman kaybetmeyeceğimiz aşikâr. Ailelerin yeterince destek vermemesi -genelde karın doyurmayacağı düşüncesiyle-, belki  düşüncelerinizi özgürce yansıtamadığınız  bir ülkede karşılaşılması muhtemel engeller  ve  belki de başkalarının düşüncelerini fazlaca önemseyerek bu işi kıvıramayacağınızın dikte edilmesiyle -ki aşılması en zor engel insanların zihinlerine kazınan  düşüncelerdir- karşılaşılan engeller pekala olabilir değil mi? Daha nicelerini sıralayabiliriz lakin biz size engelli insanların zihinlerine kazınan, hayattan elini eteğini çekme düşüncesini değiştirmeyi […]
21 Aralık 2011

Düşün Taşın Sakarya’dan Bir Etkinlik Sonrası

Sakarya Üniversitesi Düşün Taşın Derneği Temsilcisi Duygu Can’ın 64. Kitap Okuma Günleri sonunda bizlerle paylaştıkları: Bugünkü etkinliğimiz yine çok eğlenceli ve çok güzel geçti. Benim güler yüzlü misafirperverliğimle yine dolu dolu bir etkinlik geçirildi. Heyecanım herkese yansıdı yine bu etkinlikte. Bunu kelimelerle anlatmam imkansız. Orada yanımda olmanız gerekiyordu ki; o halimi görmeniz daha keyif verici olabilirdi. Fotoğraf makinesi arızası ve lambadaki ışık  aksiliği gibi ufak birkaç problem çıktı ama bu bize engel olmadı, yine mükemmeldi her şey. Etkinliğe katılan 34 okur sever ile güzel verimli bir etkinlik yaptık. Kitap okumalarımız bittikten sonra güzel bir konuşma ve kitaplarımız hakkında bilgiler vererek fikir […]
20 Aralık 2011

Amerika Birleşik Devletleri Washington DC’de Bir Okuma Günü

64. Kitap Okuma Günleri –Amerika Birleşik Devletleri Washington DC Salih Karapınar – Bahçeşehir Üniversitesi Temsilcimiz Öncelikle Merhabalar… Saat farkından dolayı biraz geciktiğimiz için özür dileyerek başlayayım en iyisi (: Düşün Taşın Derneği’nin 64. Kitap Okuma Etkinliği’nin bir ayağını ben üstlenmeye çalıştım ve umarım bu ilk denememde elime yüzüme bulaştırmamışımdır. Her ne kadar önceden pek çok hazırlık yapmış olsak da, etkinliği gerçekleştirirken pek çok engelle karşılaştık. Bir hafta önce, Cristmas hazırlıkları nedeniyle bahçesi halka kapalı olan Beyaz Saray yerine etkinliği Kongre Binası’nın önüne almıştık. Yetkililerle konuştuğumuzda bir sorun olmayacağını söylediler ve pazar günü etkinliği yapmamız için gerekli izni verdiler. Ancak bugün […]
Web Design BangladeshWeb Design BangladeshMymensingh